Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında Antalyaspor'a 2-1 yenilen Trabzonspor'da Janko ve Zokora maçtan sonra açıklamalarda bulundular.
Zokora yaptığı açıklamada, "Hazmedilmesi zor bir durum. Elimizdeydi herşey ama 5 dakika içinde herşeyi kaybettik. Rakibimiz de iyi bir takım ama bu durumu kabul etmek zor. Problemimiz devamlılık ve süreklilik. Bazı maçlarda kazanabilecek noktaya gelmemize rağmen kazanamadık. Mesela Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarında. Bu yüzden de ivme kazanamadık. Her ne olursa olsun birlikte olmalıyız ve dayanışma içinde olmalıyız bunu çözmek için." dedi.
Janko ise konuşmasında, "Böyle bir sonuç beklemiyordum bu maçta, yenilmeyi hak etmedik. Son 5-10 dakikada iyi oynamadık, rakibe geniş alanlar bıraktık ama yine de yenilmeyi hak etmedik." dedi.Chat | Chat Odaları | Sohbet
5 Kasım 2012 Pazartesi
2 Kasım 2012 Cuma
Gitmek Ne Zor..
Ardında bırakıyor olmak alıştıklarını, vazgeçtiklerini,
vazgeçmek zorunda olduklarını…
Bilinmeyene gidilir hep.
Ne kadar bilirsen bil yolunu,
Neyle karşılaşacağını bilemezsin yine de.
Her şey ihtimal dahilindedir.
En zoru ise ardında bir bekleyen bırakmaktır.
Dönecek olsan da olmasan da.
Bir gözün arkada kalır, yüreğinde sana bakan diğer gözü taşırken.
Söz vermek istersin, gerçekten olacağına inanmak istediğin,
hatta belki delice dilediğin güzel günler için.
Kurtulmak için gitmeler
de vardır.
Yeni başlangıçlara yol almak için.
Seni üzen ne varsa geçmişte bırakmak hatta unutmak için.
Ardına bakmadan, hızla uzaklaşmak istersin karanlık günlerden.
Güneşin senin için doğacağı günlere uyanmak için.
İçinde kocaman bir umut parçası kaygılara bulanırken,
yüzünde beliremez nedense aydınlık bir gülüş.
Geçmişine hesap soran bir yargıç taşırsın beyninde istemesen de.
Neden diye sorar durmadan iç sesin.
Artık telafisi olamayacak geçmişin bırakmaz yakanı.
Bir yara olup yerleşir yüreğine en mutlu gününde bile sızlayarak.
Vedalar saklanır son nefesine dek.
Hiç kimseye mazideki hiçbir gününe veda edemezsin
temelli.
Gitmek ne zor.
Nereden nereye gittiğinin önemi kalmaz.
Kendinden bir parça bırakmaktır ardında her gitmek.
Üzerinden çıkaramadığın bir giysi olur geçmişin.
Ve aslında yaşamın kendisi hiç bitmeyen gitmektir.
Ardında bırakmaktır,
Nasıl geçerse geçsin tüm gülüşleri ve gözyaşlarını.
Kaçınılmaz sona gidişte,
Edilmemiş sitemler, söylenmemiş sevgiler bırakırsın
sahiplerinden habersiz.
Gitmek asıl,
Yarım bıraktığında, edilmemiş vedalarda zor…
vazgeçmek zorunda olduklarını…
Bilinmeyene gidilir hep.
Ne kadar bilirsen bil yolunu,
Neyle karşılaşacağını bilemezsin yine de.
Her şey ihtimal dahilindedir.
En zoru ise ardında bir bekleyen bırakmaktır.
Dönecek olsan da olmasan da.
Bir gözün arkada kalır, yüreğinde sana bakan diğer gözü taşırken.
Söz vermek istersin, gerçekten olacağına inanmak istediğin,
hatta belki delice dilediğin güzel günler için.
Kurtulmak için gitmeler
de vardır.
Yeni başlangıçlara yol almak için.
Seni üzen ne varsa geçmişte bırakmak hatta unutmak için.
Ardına bakmadan, hızla uzaklaşmak istersin karanlık günlerden.
Güneşin senin için doğacağı günlere uyanmak için.
İçinde kocaman bir umut parçası kaygılara bulanırken,
yüzünde beliremez nedense aydınlık bir gülüş.
Geçmişine hesap soran bir yargıç taşırsın beyninde istemesen de.
Neden diye sorar durmadan iç sesin.
Artık telafisi olamayacak geçmişin bırakmaz yakanı.
Bir yara olup yerleşir yüreğine en mutlu gününde bile sızlayarak.
Vedalar saklanır son nefesine dek.
Hiç kimseye mazideki hiçbir gününe veda edemezsin
temelli.
Gitmek ne zor.
Nereden nereye gittiğinin önemi kalmaz.
Kendinden bir parça bırakmaktır ardında her gitmek.
Üzerinden çıkaramadığın bir giysi olur geçmişin.
Ve aslında yaşamın kendisi hiç bitmeyen gitmektir.
Ardında bırakmaktır,
Nasıl geçerse geçsin tüm gülüşleri ve gözyaşlarını.
Kaçınılmaz sona gidişte,
Edilmemiş sitemler, söylenmemiş sevgiler bırakırsın
sahiplerinden habersiz.
Gitmek asıl,
Yarım bıraktığında, edilmemiş vedalarda zor…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)